Archive for Ekim, 2010

Şu devlet-i İslâmiye (İslâmî devlet) yirmi-otuz milyon iken, bütün Avrupa’nın büyük devletlerine karşı hayatını ve mevcûdiyetini (varlığını) muhâfaza ettiren, şu devletin ordusundaki nûr-u Kur’ândan (Kur’ân’ın nûrundan) gelen şu fikirdir: “Ben ölsem şehîdim, öldürsem gāziyim.” Kemâl-i şevk (tam bir arzu) ile ve aşk ile ölümün yüzüne gülerek istikbâl etmiş (karşılamış). Dâimâ   (Devamını Okuyun)

Ahmed Husrev Efendi ve Kasap Tahir namlı bir katilin hapishane hatırası. Husrev Efendi, Kasap Tahir’in koğuşuna verilir… Gerisini Çantacı Necmi Abiden dinliyoruz. [dailymotion]http://www.dailymotion.com/video/xfe7mo_ahmed-husrev-efendi-ve-kasap-tahir_tech[/dailymotion]

Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı îmân ile hayatlandırınız ve ferâiz (farzlar) ile ziynetlendiriniz (süsleyiniz) ve günahlardan çekinmekle muhâfaza ediniz. Gençlik Rehberi Dünya ve âhirette ebedî ve dâimî sürûru (mutluluğu) isteyen, îmân dâiresindeki terbiye-i Muhammediyeyi (asm) (Peygamberimizin ahlâkını) kendine rehber etmek gerektir. |Gençlik RehberiÎmân hem nûrdur, hem kuvvettir. Evet hakîkî   (Devamını Okuyun)

(Ahmed Hüsrev’in bir fıkrasıdır) Kıymetdar Üstadım! Bugün Süleyman Efendi kardeşimle irsal buyurulan; biri, dünyanın ömrünü izah eden bir mektubla, diğeri Hazret-i Yunus Aleyhisselâm’ın duasının fezailini gösteren Otuzbirinci Mektub’un Otuzbir Lem’adan Onbirinci Kısmının Birinci Kısmını aldık ve okuduk. Sevgili Üstadım, bu kısım bizi o kadar mesrur etti ki, tarifine muktedir değilim.   (Devamını Okuyun)

Dünya hayatında en bahtiyâr odur ki, dünyayı bir misâfirhâne-i askerî telakkî (kabûl) etsin ve öyle de iz‘ân etsin (anlasın) ve ona göre hareket etsin. Ve o telakkî ile en büyük mertebe olan mertebe-i rızâyı çabuk elde edebilir. Kırılacak şişe bahâsına, dâimî bir elmasın fiyatını vermez, istikamet ve lezzetle hayatını geçirir.   (Devamını Okuyun)

Yönetmenliğini usta isim Mehmet Tanrısever’in yaptığı, Bediüzzaman Said Nursi Hz.lerinin hayatını anlatan film 07 Ocak 2011 tarihinde tüm Türkiye’de gösterime girecek. ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM ! Fragmanı İzlemek için tıklayınız: Hür Adam

Bir çocuk, eline aldığı bir kuşu veya bir sineği öldürürse, şerîat-ı fıtriyenin ahkâmından (fıtrat kanununun hükümlerinden) olan hiss-i şefkate (şefkat duygusuna) muhâlefet etmiş (karşı gelmiş) olur. İşte bu muhâlefetten dolayı düşüp başı yarılsa, bu cezâya müstehak olur. Çünki çocuğun bu musibeti, hiss-i şefkate muhâlefetine cezâdır. Veya dişi bir kaplan, kendi   (Devamını Okuyun)

(Hüsrev’in fihriste hakkında bir fıkrasıdır) Aziz Üstadım! Senelerden beri vücuda getirilen misilsiz âsâra, Otuzbirinci Mektub’un Onbeşinci Lem’asıyla öyle misilsiz bir eser daha ilâve buyurulmuş oluyor ki; o şaheserler, böyle şah bir eseri; o hârika bediiyyat, böyle bedi’ bir zübdeyi; o acib te’lifat, böyle acib bir mecmuayı; o azîm hakaik, böyle   (Devamını Okuyun)

Tedâvi için ilaçları almak, isti‘mâl etmek (kullanmak) meşrû‘dur (İslâm’a uygundur). Fakat te’sîri ve şifâyı, Cenâb-ı Hakk’tan bilmek gerektir. Dermanı o verdiği gibi, şifâyı da o veriyor. Hâzık ve mütedeyyin (işinin ehli ve dindâr) hekimlerin tavsiyelerini tutmak, ehemmiyetli bir ilaçtır. Çünki ekser (çoğu) hastalıklar sû’-i isti‘mâlâttan (kötü alışkanlıklardan), perhizsizlikten ve israftan   (Devamını Okuyun)