Kur’ân-ı Kerim’de Cenab-ı Hakk “Bana dua edin, size cevap vereyim.” buyuruyor. Hâlbuki bazen duamız kabul olmuyor? Cevap vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Allah her duaya cevap verir. Fakat kabul etmek, hem aynı isteği vermek, Cenâb-ı Hakkın hikmetine bakar. Meselâ, hasta bir çocuk seslenir: “Ey hekim, bana bak.” Hekim “Buyur,” der. (Devamını Okuyun)
Ârif-i billah (Allah’ı tanıyan) aczden, mehâfetullahtan (Allah korkusundan) telezzüz eder (lezzet alır). Evet, havfta (korkmada) lezzet vardır. Eğer bir yaşındaki bir çocuğun aklı bulunsa ve ondan suâl edilse: “En lezîz ve en tatlı hâletin (hâlin) nedir?” Belki diyecek: “Aczimi, za‘fımı anlayıp, vâlidemin tatlı tokadından korkarak, yine vâlidemin şefkatli sînesine sığındığım (Devamını Okuyun)
Ercüze’nin mevzuu ve içindeki maksad-ı aslî: İsm-i Âzamı tazammun eden altı ismin ehemmiyetini beyan etmek, hem, o münasebetle istikbaldeki bir kısım umur-ı gaybiyeye ve tesis-i İslâmiyet’teki bir kısım mücahedatına işaret etmektir. * Hazret-i İmam Ali Radıyallahü Anh, üstadı olan Habibullah Aleyhisselâtü Vesselâmdan aldığı dersinbir kısmını işarî bir surette zikrediyor. * (Devamını Okuyun)
İkinci dönem Osmanlıca kursuna 500 başvuru oldu. Denizli Belediye Başkan Yardımcısı Çınar, “Denizli ile ilgili Osmanlıca 50 bin belge var” dedi. Denizli Belediyesi’nin Halk eğitim Merkezi ve Elmas Kalem Derneği ile ortaklaşa düzenlediği Osmanlıca Kursu, yeni katılımcıları ile birlikte başladı. Geçtiğimiz dönem 223 kursiyerin sertifikalarını almaları ile tamamlanan kursların ikincisine ise (Devamını Okuyun)
Banner çalışmalarımızın birinci bölümünü hizmetinize sunuyoruz. Devamı da gelecek inşAllah. Dualarınızı esirgemeyin ! Banner – 1 {486 x 60} Banner – 2 {486 x 60} Banner – 3 {486 x 124} Banner – 4 gif {500 x 85}
Sizler için tamamen Risale-i Nur’dan derleme bir sıralama yaptık. Sonuna kadar dakik bir nazar ile okuyunuz: Medreset-üz Zehra erkânları, benim şahsımın da hakikî vekilimdirler. (Emirdağ – 2 – 21) Evet, kardeşlerim! Sizler, ihlas sırrını tam muhafaza ediyorsunuz. Bu kadar esbab-ı tefrika içinde vahdetinizi muhafaza, hakikaten bir hârikadır. Hâfız Ali‘nin hakikaten (Devamını Okuyun)
Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan’ın ve Risale-i Nur’un hazinelerinin kerametli ve yaldızlı bir anahtarı olan kalem-i Hüsrev… (Kastamonu Lahikası – 84) Hüsrev’in kalemi, Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan‘ın ve Risale-i Nur‘un mu’cizevari kerametleri ve hârikalarıdır… (Kastamonu Lahikası – 109) Asr-ı saadetten beri böyle hârika bir surette mu’cizeli olarak yazılmasına hiç kimse kadir olmadığı halde (Devamını Okuyun)
Hüsrev, yazdığı Kur’an’ı fotoğrafla tab’ını kabul etmeyerek binler cazibedar Kur’anlar kendi hattı ile Âlem-i İslâm’da intişarıyla, kutbiyet derecesinde bir mertebe-i ulviyeyi ve yüksek bir şeref-i imtiyazı bırakıp, Risale-i Nur dairesindeki sırr-ı ihlası muhafaza ve hazz-ı nefisten teberri etmiştir. (Kastamonu Lahikası – 261) Hâfız Ali ile Hüsrev‘in birbirleriyle ciddî bir mahviyet (Devamını Okuyun)
Şimdi matbaalar Kur’an hattıyla risaleleri basıyor ve neşr ediliyor. Eskisi gibi değil. O halde Risale-i Nur’u el ile yazmaya lüzum kalıyor mu? Nur talebelerinin risaleleri elle yazmalarındaki esas maksad ikidir: Birincisi risaleleri çoğaltmak, ikincisi Kur’an yazısını kullanarak, öğrenerek ve öğreterek muhafaza etmektir. Sonra, daha önceden de teksir makinesiyle, sonraları fotokopiyle (Devamını Okuyun)