Miraç mucizesine inanmak, imanın altı şartına imandan sonra mümkün olabilir. İman esaslarının bir neticesi olan miraç, dinsizlere karşı bizzat ispat edilmez. Çünkü Miraç mucizesini kabul etmek ve inanmak, iman esaslarına inandıktan sonra mümkün olabilir. Allah’ı tanımayan, melekleri kabul etmeyen veya semavatın varlığını inkar eden bir insana Miraç’tan bahsedilmez. Nasıl ki (Devamını Okuyun)
Archive for Haziran, 2011
Malumunuz, çocuklarımız karnelerini aldı, okullar bitti. Tatilleri de başladı. Peki ebeveyn olarak tatil günlerinde çocuklarımıza neler verebiliriz. Bir anne-baba’nın oğluna verebileceği en güzel şey “güzel ahlak”tır. Bu fikir sisteminden yola çıkarak, çocuklarımıza yazın “güzel ahlak”ı kazandıracak bir iki eseri sizlere tavsiye ediyorum. Tavsiye Listemiz:
Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğreteninizdir. (Hadis-i Şerif) Rabbim! Kolaylaştır güçleştirme! Rabbim! Hayırla tamamına erdir! Hayrât Neşriyat olarak sizler için hazırlamış olduğumuz iphone için Kur’ân Elifbası programı ile Kur’an-ı Kerim’i Allah’ın izniyle kolayca öğrenerek kısa sürede okumaya başlayabilirsiniz. Kolayca öğrenebilmek için bir derste muvaffak olmadan diğer derslere geçmeyin. Bu (Devamını Okuyun)
Hayrât Vakfı Hacı Bayram temsilciliği 3 Nisan Pazar günü açıldı. Türkiye’nin muhtelif illerinden gelen yaklaşık üç bin kişinin iştirâkiyle yemekli bir toplantı tertip edildi. Hacı Bayram Veli Câmii karşısında bulunan temsilciliğin açılış programında Kur’ân-ı Kerîm ve salavat hatimleri yapıldı, sohbetler gerçekleştirildi. Pek çok ilmî çalışmaya ve eğitim faaliyetlerine ev sâhipliği (Devamını Okuyun)
Hayrat Vakfı Resmi Websitesi yeni yüzüyle herkesin beğenisini topladı. Ebruli bir arkaplan üstüne inşa edilen sitedeki İslamî motifler dikkat çekiyor. Sitenin tanıtım kısmında vakıf şöyle tanıtılıyor: Hayrât Vakfı, Bedîüzzamân Hazretleri’nin en yakın talebelerinden Ahmed Hüsrev Altınbaşak tarafından 1974 yılında, İstanbul Küçükçekmece’de kuruldu. Vakfımızın temel gayesi, rızayı İlâhî yolunda Kur’an-ı Kerim’e (Devamını Okuyun)
Biz Kur’ân şâkirdleri (talebeleri) olan Müslümanlar, burhâna (delile) tâbi oluyoruz. Akıl ve fikir ve kalbimizle hakāik-i îmâniyeye giriyoruz. Başka dinlerin bazı efrâdları (ferdleri) gibi rûhbânları (papazları) taklîd için burhânı bırakmıyoruz. Onun için akıl ve ilim ve fen hükmettiği istikbâlde, elbette burhân-ı aklîye istinâd eden (dayanan) ve bütün hükümlerini akla tesbît (Devamını Okuyun)
Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin seyyid olduğunda şüphe yoktur. Yani Hz. Peygamber (asm) Efendimizin mübarek neslindendir. Bazı hikmetlere binaen eserlerinde bunu kendisi bizzat zikretmemişse de talebelerinden Büyük Ruhlu Küçük Ali rahmetlinin yazdığı bir haşiyeyi Osmanlıca Lem’alar Mecmuasına alarak aslen seyyid olduğunu ortaya koymuştur. Haşiye şöyledir: “… Bizce Üstadımız Saîd Nursînin birinci Âl’den (Devamını Okuyun)






