Sevgili Üstadım! Aktab-ı Hamse-i Azîme’nin birincisi ve Gavs-ı A’zam namıyla müştehir Şeyh-i Geylanî Hazretlerinin, şimdiki Kur’an’ın hâdimlerine bakan kasidesindeki ihbarat-ı gaybiye-i mühimmeyi hâvi, kıymetdar risaleyi kardeşlerime ve dostlarıma okudum. Ve inşâallah fırsat buldukça yine okuyacağım. Rahatsızlığım, bir suretinin takdimine fırsat bahşetmediği gibi, Otuzikinci Söz’ün Birinci ve İkinci Mevkıflarından da üç-dört   (Devamını Okuyun)

Onuncu Mes’ele münasebetiyle Hüsrev’in üstadına yazdığı mektub Çok sevgili üstadım efendim, Cenab-ı Hakk’a hadsiz şükürler olsun, iki aylık iftirak üzüntülerini ve muhaberesizlik ızdırablarını hafifleştiren ve kalblerimize taze hayat bahşeden ve ruhlarımıza yeni, safi bir nesim ihda eden Kur’anın celalli ve izzetli, rahmetli ve şefkatli âyetlerindeki tekraratın mehasinini ta’dad eden, hikmet-i   (Devamını Okuyun)

Ramazan ayında kitapseverlerin dört gözle bekledikleri önemli bir etkinlik olan kitap fuarlarında bu sene Kur’ân’la ilgili yayınların çokluğu ve yeni Kur’ân nüshaları dikkat çekiyor. Özellikle yeni Kur’ân baskılarını gören fuar ziyaretçileri “Bu yıl Ramazan ayı Kur’ân bayramı gibi geçiyor” diyorlar. Ramazan ayında kitapseverlerin dört gözle bekledikleri önemli bir etkinlik olan   (Devamını Okuyun)

(Hüsrev’in bir fıkrasıdır) Çok muhterem, sevgili Üstadım! Yirmidokuzuncu Mektub’un Üçüncü Kısmını okuduk. Mektub münderecatı hepimizi şevke getirmiş, sevinçle her tarafımızı doldurmuştu. Kur’an-ı Hakîm’in bazı âyâtından çıkan kıvılcımlarıyla bir taraftan aklı gözlerine inmiş olan maddiyyunlar ve emsali tabakasına karşı, Mektubat-ün Nur ve Risalat-ün Nur ile meydan okuyarak onların kafalarına hakikat tokmaklarını   (Devamını Okuyun)

Cenab-ı Hak Kur’an-ı Keriminde “Kaleme ve onun satıra dizdiklerine and olsun”(Kalem,1) demekle kaleme dikkati çekmiş ve nisyan ile malül insanın hayatında kalemin ne derece ehemmiyetli olduğunu ihsas etmiştir. Kalem ve yazdıkları hayırlı şeyler de, yıllar boyunca kutsal olarak addedilmişlerdir. Hüsrev Efendi’nin Bediüzzaman Hazretleri ile 1931 yılında Barla’da tanışmaları, Bediüzzaman Hazretlerinin   (Devamını Okuyun)

(Hüsrev’in fıkrasıdır) Sevgili Üstadım, Muhterem Efendim! Kur’an-ı Kerim’in âyât ve kelimat ve hurufatında görünen ihtilaf bertaraf edilmek üzere, yeniden hakikî ve esaslı bir surette âyât ve kelimat ve hurufatın tesbit edileceği hakkındaki iş’ar-ı fâzılaneleri, cidden şâyan-ı tebşirdir. Bu ve bu gibi ahval, bizi Üstadımızın ulvî ve umumî olan vazifesinde her   (Devamını Okuyun)

Isparta’daki kardeşlerimize, Lâtif bir rüyanın kadere ait bir meseleyi, şuhud derecesinde bize kanaat verdiği gibi, o lâtif rüyanın ciddî ikinci parçası bizlere mânevî bir müjde ve beşaret verdiği cihetle, siz kardeşlerimize beyan ediyoruz. Şöyle ki: İki gün evvel Üstadımız rüyada görüyor ki: Ben, yani Feyzi ile beraber gezmeye çıkıyoruz. Giderken,   (Devamını Okuyun)