Soru: Tevafuklu Kur’an’da, Allah kelimelerinin alt alta gelerek tevafuk etmesi Kur’anın bir mucizesi midir? Hattatın kendi hüneri olamaz mı? Cevap: Asla kendi hüneri olamaz. Çünkü Kur’an’daki tevafukları ilk olarak keşfeden ve böyle bir Kur’anın yazılması emrini veren Üstad Bediüzzaman Hazretleridir. Böyle büyük bir zatın Kur’an’a ait olmayan bir özelliğin Kur’an’a ait (Devamını Okuyun)
‘HAKKINDA YAZILAN YAZILAR’ Kategorisindeki Yazılar
Bu mektubu ince ince okuyunuz: Isparta Cumhuriyet Müddeiumumiliği’nin 954/311 Esas ve 956/8 numaralı ve Hazret-i Üstad hayatta iken hazırlanan ve kendisinin de Saîd Okur adıyla sanık listesinde olduğu iddiânâmesinde geçen ve Husrev Efendi’yi tarif eden 1954 tarihli şu ifâdeler çok câlib-i dikkattir: “Maznun Husrev Altunbaşak: 22 seneden beri Saîd Okur’u (Devamını Okuyun)
Hazret-i Ali (kv)’nin “Biz Âl-i Beyt’ten birer Gavs çıkıp her kürbet ve şiddet zamanında imdat ediyoruz” müjdesinin âhirzamanda tahakkukuna bizzat vesîle olan Bediüzzaman Saîd Nûrsî Hazretleri, Risâle-i Nûr hizmetinin parlak netîcelerini ve müceddidliği sadece şahsı nâmına kabûl etmez. Onun bu tavrı îmânından kaynaklanan tevâzusunun cilvesi olmakla beraber mühim bir hakikatin (Devamını Okuyun)
Bediüzzaman’ın önde gelen talebelerinden olan Hüsrev Altınbaşak, 1931′de Bediüzzaman ile tanıştıktan sonra bütün hayatını Risale-i Nur hizmetine vakfetmiş bir hizmet adamıdır MUSTAFA ÇALIŞAN – RECEP YETER – MURAT AKSOY Bediüzzaman’ın önde gelen talebelerinden olan Hüsrev Altınbaşak, Isparta’da dünyaya geldi. Kurtuluş Savaşı’na katıldı. 1931 yılında Bediüzzaman Hazretleri ile tanıştıktan sonra bütün (Devamını Okuyun)
Yeni Şafak Gazetesinde Çıkan Ropörtaj YAYIN TARİHİ: 04.04.2010 Bediüzzaman’ın Risale-i Nur Külliyatı’nı şimdilerde hepimiz kitabevlerinden kolayca alabiliyoruz. Peki, bu eserler bugüne nasıl geldi dersiniz? Evlerde, bahçelerde, dağlarda hapishanelerde hiç durmadan yazılarak elbette… Bazen hanımların tuttuğu mumların ışığında, bazen bir kibrit kutusunun üzerine yazılan Risaleleler, bugün de Kur’an harfleriyle ve elle (Devamını Okuyun)
Cenab-ı Hak Kur’an-ı Keriminde “Kaleme ve onun satıra dizdiklerine and olsun”(Kalem,1) demekle kaleme dikkati çekmiş ve nisyan ile malül insanın hayatında kalemin ne derece ehemmiyetli olduğunu ihsas etmiştir. Kalem ve yazdıkları hayırlı şeyler de, yıllar boyunca kutsal olarak addedilmişlerdir. Hüsrev Efendi’nin Bediüzzaman Hazretleri ile 1931 yılında Barla’da tanışmaları, Bediüzzaman Hazretlerinin (Devamını Okuyun)
Büyük insanlar, hakikaten büyük oluyorlar. Bir insanın büyüklüğünü anlamak için ise, meşgul olduğu işlere ve ortaya koyduğu eserlere bakmak kafi olsa gerektir. Hüsrev Efendi de, yazdığı bu Kur’an’ı satıp çok paralar kazanabilecekken, böyle yapmayıp, Cenab-ı Hakk’ın rızasını kazanmak noktasında, 1974 yılında talebeleriyle beraber Hayrat Vakfı’nı kurarak, yazmış olduğu okunuşu çok (Devamını Okuyun)
Ben kalben arzu ederim ki; çelik ve demir gibi sebatkâr Isparta ve civarındakiler gibi metin kahramanlar (HÜSREVler, Hâfız Ali’ler gibi) Kastamonu tarafından dahi burada görünsün. (Şualar 311) Bazı esbaba binaen, ben en ziyade HÜSREV’i ve Hâfız Ali, Tahirî’yi (R.H.) sıkıntıda tahmin ettiğim halde, en ziyade temkin ve teslim ve rahat-ı (Devamını Okuyun)






