‘HATIRALAR’ Kategorisindeki Yazılar

Milâslı Mehmed Efendi, “Bir karyede bin kalemle Nura sarılan kardeşlerimizin köyündeki faaliyeti biraz mübalâğalı görmüşler. Ben onun tahkiki için geldim” dedi. Risalet-ün-Nurun bir kerameti idi ki, bu köyün kıymetli, fa’al bir talebesi Marangoz Ahmed yanımda idi. Ben dedim: Vâkıa ben bu köye gitmedim, kardeşlerimden soruyorum, onlar da diyordu: “Kadın-erkek, çoluk-çocuk, Risalet-ün-Nuru yazan bin kalem   (Devamını Okuyun)

Bir nur talebesi Hatt-ı Kur’an-ı muhafaza etmek ile alakalı bir halini Husrev Efendi’ye şöyle arzetmişti: “Biz işçiyiz, çiftçiyiz. Haliyle çok yoruluyoruz ve o yorgunlukla gaflet çöküyor. O halde yazı vazifesi kalacağı zaman, ehl-i tarikatın zikrini yapmadan rahat edemediği gibi, az da olsa yazmaya gayret ediyorum. Masanın yanına varıyorum; zahmetle ama   (Devamını Okuyun)

O günlerde Üstâd’ı gibi Husrev Efendi’nin de dâire-i irşâdına dâhil olmak, pek kolay ve ucuz olmayıp, bir cesâret işiydi. Nûr Talebeleri, o kadar ta’kîbât ve tazyîkat altında, sadece bu ziyâretleri sebebiyle dahi türlü sıkıntılara ma’rûz kaldıkları o çile dolu günlerde, onun 15-20 kişiyi bile zor alan küçük odasında, bazen çok   (Devamını Okuyun)

Bismihi sübhanehu. Aziz, sıddık, kahraman ağabeyim, efendim hazretleri… İstifsar-ı hatırla arz-ı hürmetler ve binler selâm eder, ellerinizden öperim. Sıhhat ve afiyetinize, muvaffakiyetinize bütün ruhucanımızla dua ederiz. Efendim! Size mufassal mektup yazıp buradaki çok iyi olan işlerimizden haberdar etmeyi, baştaki vazifelerimden birisi olarak biliyorum. “Ehl-i Sünnet”, ‘Yirmi Sekizinci Mektubun Üçüncü Meselesini   (Devamını Okuyun)

Ahmed Husrev Efendi ve Kasap Tahir namlı bir katilin hapishane hatırası. Husrev Efendi, Kasap Tahir’in koğuşuna verilir… Gerisini Çantacı Necmi Abiden dinliyoruz. [dailymotion]http://www.dailymotion.com/video/xfe7mo_ahmed-husrev-efendi-ve-kasap-tahir_tech[/dailymotion]

Hüsrev Efendi’den bir hatıra… Bediüzzaman Hazretlerin vefatından sonra bu bu davayı omuzlayıp bu günlere kadar getiren Ahmed Husrev Efendi  bir gün mahkemeye giderken, arabada talebeleri radyoyu açıyorlar o esnadada radyoda Abdüssamed Kur’an okumaktadır. Husrev Efendi “Yaşa hafız yaşa hafız! Allah sana cenneti verdi” diyerek onu tebrik etmiştir.

Isparta’daki kardeşlerimize, Lâtif bir rüyanın kadere ait bir meseleyi, şuhud derecesinde bize kanaat verdiği gibi, o lâtif rüyanın ciddî ikinci parçası bizlere mânevî bir müjde ve beşaret verdiği cihetle, siz kardeşlerimize beyan ediyoruz. Şöyle ki: İki gün evvel Üstadımız rüyada görüyor ki: Ben, yani Feyzi ile beraber gezmeye çıkıyoruz. Giderken,   (Devamını Okuyun)

Hüsrev Efendi Denizli mahkemesi müdafaasında (1944), Bediüzzaman Hazretleri ve Risale-i Nurla tanışmasının kıymet ve ehemmiyetini şu şekilde ifade ediyordu “On iki seneden daha evvel Hâlıkımın lütfuyla Bediüzzaman Hazretleri’ne vasıl olmuş ve eserlerini okumuşum. İslam dininin pek büyük kudsiyetine ve pek yüksek fazilet telkin ettiğine o eserleri okumakla muttali oldum. Nur   (Devamını Okuyun)

ABDURRAHMAN  CERRAHOĞLU Rüyamda Husrev Ağabeyi gördüm. Evvelce onu hiç tanımıyordum. Rüyamda eline bir ağaç dalı alarak, o ağaç dalı ile bir insanın dış hatlarını çizdi. Yine ortadan bir çizgi ile iki kısmı ayırdı. Bana dedi ki; ‘İşte insanın şer tarafı, bu taraf da hayır tarafı. Risale-i Nur insanın şer tarafını   (Devamını Okuyun)